Skip to main content
Genel

Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu

Yazar Ekim 13, 2026No Comments11 dakikalık okuma
pendik avukat istanbul - moral hukuk

Anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu, belirli sermaye büyüklüğüne ulaşan şirketler açısından kanuni bir yükümlülüktür. Bu yükümlülük, şirketlerin faaliyetlerini yürürlükteki mevzuata uygun şekilde yürütmeleri ve hukuki süreçlerini profesyonel destekle takip etmeleri bakımından önem taşımaktadır. Peki, anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu hangi kanunda düzenlenmiştir? Hangi şirketler bu kapsama girer? Sözleşmeli avukat bulundurmamanın cezası nedir? Bu yazımızda, anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğunun hukuki dayanağını, sermaye sınırını, avukatlık sözleşmesini ve yükümlülüğe aykırılığın sonuçlarını inceliyoruz.

1. Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğunun Hukuki Dayanağı

Anonim şirketlerde sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir. İlgili hüküm uyarınca, Türk Ticaret Kanunu’nun 332. maddesinde öngörülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketlerin sözleşmeli bir avukat bulundurması zorunludur. Bu düzenleme kapsamında her anonim şirketin avukat bulundurması gerekmemektedir. Yükümlülüğün doğup doğmadığı, ilgili kanun hükümlerinde belirtilen sermaye ölçütüne göre belirlenmektedir.

 

2. 2026 Yılında Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Sermaye Sınırı

Anonim şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğunun belirlenmesinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 332. maddesi önem taşımaktadır. Bu madde kapsamında genel asgari esas sermaye tutarı 250.000 TL olarak uygulanmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesindeki beş kat ölçütü esas alındığında, genel esas sermaye sistemindeki anonim şirketler bakımından avukat bulundurma sınırı 1.250.000 TL olarak hesaplanmaktadır. Buna göre, genel esas sermaye sisteminde esas sermayesi 1.250.000 TL veya daha fazla olan anonim şirketler, sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu kapsamındadır. Ancak kayıtlı sermaye sistemini kabul eden halka açık olmayan anonim şirketler bakımından başlangıç sermayesine ilişkin farklı bir asgari tutar bulunmaktadır. Bu nedenle söz konusu şirketlerde sermaye sistemi ve uygulanacak kanuni ölçüt ayrıca değerlendirilmelidir. Şirketin yükümlülüğünün belirlenmesinde yalnızca cirosu, yıllık kârı veya çalışan sayısı esas alınmaz. İlgili mevzuat kapsamında sermaye türü ve tutarı dikkate alınmalıdır.

3. Hangi Anonim Şirketlerin Avukat Bulundurması Zorunludur?

Avukat bulundurma zorunluluğu, kanunda belirtilen sermaye ölçütünü karşılayan anonim şirketler için geçerlidir. Bu kapsamda şirketin kuruluş sırasında ilgili sermaye sınırına ulaşması veya sonradan sermaye artırımı yaparak bu sınıra ulaşması önem taşır. Şirketin faaliyet hacminin düşük olması, kâr elde etmemesi veya hakkında devam eden bir dava bulunmaması, tek başına kanuni yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Ayrıca limited şirketler bakımından, sırf şirket türü ve sermaye tutarı nedeniyle Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen aynı genel zorunluluk bulunmamaktadır.

4. Sözleşmeli Avukat Bulundurma Zorunluluğu Nasıl Yerine Getirilir?

Yasal yükümlülük kapsamında bulunan anonim şirketlerin, bir avukatla sözleşmeli çalışma ilişkisi kurması gerekir. Avukatlık sözleşmesinin hazırlanması sırasında hizmetin kapsamının, ücretin, ödeme koşullarının ve tarafların yükümlülüklerinin açıkça belirlenmesi önemlidir. Şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurma yükümlülüğünü yalnızca belirli bir dava için vekâletname düzenlenmesiyle karıştırmaması gerekir. Kanuni zorunluluk, belirli bir davanın bulunmasından bağımsız olarak değerlendirilir. Şirket bünyesinde avukat istihdam edilmesi hâlinde de kurulan ilişkinin ve mesleki statünün ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

5. Avukat Bulundurmayan Anonim Şirkete Hangi Ceza Uygulanır?

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35. maddesinin üçüncü fıkrası, sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğuna aykırılık hâlinde idari para cezası uygulanmasını öngörmektedir. İlgili hükme göre, sözleşmeli avukat tayin etmeyen kuruluşlara, avukat tayin edilmeyen her ay için kanunda belirtilen asgari ücret ölçütü üzerinden idari para cezası verilir.  Bu tutar, yükümlülüğün ihlal edildiği her ay bakımından kanunda öngörülen ceza ölçütüdür. Somut olayda uygulanacak yaptırım değerlendirilirken ihlalin gerçekleştiği dönem ve yürürlükteki mevzuat dikkate alınmalıdır. Bu nedenle yükümlülük kapsamındaki anonim şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurma şartını zamanında yerine getirmeleri önem taşımaktadır.

6. Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurmanın Önemi

Pendik’te bulunan ve uzmanlık alanımız olan bu konuda, şirketlerin şu hususları dikkate alması gerekir. Anonim şirketlerin  avukat bulundurulması, yalnızca kanuni bir yükümlülüğün yerine getirilmesi açısından değil, şirket faaliyetlerinin hukuka uygun şekilde yürütülmesi ve hukuki risklerin yönetilmesi bakımından da önem taşımaktadır. Şirketlerin ticari faaliyetleri sırasında yaptıkları sözleşmeler, çalışanlarla kurdukları hukuki ilişkiler, alacak ve borç işlemleri ile kamu kurumları nezdindeki işlemleri çeşitli hukuki sonuçlar doğurabilir. Bu süreçlerin hukuki açıdan değerlendirilmesi, şirketlerin hak ve menfaatlerinin korunmasına katkı sağlar.

6.1 Hukuki Risklerin Önceden Belirlenmesi

Şirket faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilecek hukuki sorunların önceden tespit edilmesi, uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önemlidir. Avukat desteği sayesinde şirketin gerçekleştirmeyi planladığı işlemler, sözleşmeler ve ticari kararlar ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilebilir. Özellikle hukuki yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi, sözleşmelerdeki risklerin belirlenmesi ve olası uyuşmazlıkların erken aşamada fark edilmesi, şirketin hukuki ve ekonomik menfaatlerinin korunmasına yardımcı olabilir.

6.2 Ticari Sözleşmelerin Hazırlanması ve İncelenmesi

Anonim şirketler; tedarikçiler, müşteriler, iş ortakları ve diğer ticari işletmelerle çeşitli sözleşmeler yapmaktadır. Bu sözleşmelerde tarafların haklarının, borçlarının, sorumluluklarının ve sözleşmeye aykırılık hâlinde uygulanacak sonuçların açıkça belirlenmesi gerekir. Avukat tarafından hazırlanan veya hukuki açıdan incelenen sözleşmeler, belirsiz hükümlerin ve taraflar arasında ileride uyuşmazlığa neden olabilecek düzenlemelerin tespit edilmesini kolaylaştırabilir. Özellikle ödeme koşulları, temerrüt, cezai şart, sözleşmenin feshi, tazminat ve uyuşmazlıkların çözümü gibi konuların sözleşme hazırlanırken değerlendirilmesi önemlidir.

6.3  İş Hukuku ve Çalışanlarla İlgili Süreçlerin Yönetilmesi

Anonim şirketlerin çalışanlarıyla kurdukları hukuki ilişkiler, iş mevzuatından kaynaklanan çeşitli yükümlülükleri beraberinde getirir. İş sözleşmelerinin hazırlanması, ücret ve fazla çalışma uygulamalarının değerlendirilmesi, yıllık izin kayıtları, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri ve iş sözleşmesinin sona erdirilmesi bu kapsamda ele alınabilecek konular arasındadır. Bu süreçlerin mevzuata uygun yürütülmesi, işçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıkların azaltılmasına ve şirketin hukuki sorumluluklarının daha sağlıklı yönetilmesine katkı sağlayabilir.

6.4 Alacakların Takibi ve Tahsilat Süreçleri

Şirketlerin ticari faaliyetlerinden kaynaklanan alacaklarını zamanında tahsil edememesi, nakit akışı ve finansal planlama açısından sorunlara neden olabilir. Bu nedenle alacakların hukuki durumunun değerlendirilmesi, borçlulara yapılacak bildirimlerin hazırlanması ve gerektiğinde icra veya dava süreçlerinin yürütülmesi önem taşır. Avukat desteği, alacağın dayanağının ve tahsil yollarının değerlendirilmesine, hukuki sürelerin takip edilmesine ve şirketin alacak haklarının korunmasına yardımcı olabilir.

6.5 Dava ve Uyuşmazlık Süreçlerinin Yönetilmesi

Anonim şirketler; ticari sözleşmelerden, iş ilişkilerinden, ortaklık ilişkilerinden veya diğer hukuki işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarla karşılaşabilir. Bu uyuşmazlıkların doğru değerlendirilmesi, ilgili belgelerin hazırlanması, delillerin korunması ve başvurulması gereken hukuki yolların belirlenmesi önemlidir. Avukatın uyuşmazlık sürecine dâhil olması, şirketin hukuki durumunun değerlendirilmesine ve hak kaybı riskinin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Ayrıca uyuşmazlığın niteliğine göre arabuluculuk gibi alternatif çözüm yollarının değerlendirilmesi de mümkün olabilir.

 6.6 Şirket Yönetimi ve Ortaklık İlişkilerinin Hukuki Açıdan Değerlendirilmesi

Anonim şirketlerde genel kurul kararları, yönetim kurulu işlemleri, pay sahiplerinin hakları ve şirketin temsil edilmesi gibi konular belirli kanuni kurallara tabidir. Bu işlemlerin ilgili mevzuata uygun yürütülmesi, şirket kararlarının geçerliliği ve ortaklık ilişkilerinin sağlıklı biçimde sürdürülmesi bakımından önemlidir. Hukuki destek kapsamında genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının hazırlanması, şirket esas sözleşmesinin incelenmesi, pay sahipleri arasındaki uyuşmazlıkların değerlendirilmesi ve şirketin temsil yetkilerine ilişkin konular ele alınabilir.

6.7 Hukuki Sürelerin ve Kanuni Yükümlülüklerin Takibi

Şirketlerin tabi oldukları mevzuat kapsamında çeşitli bildirim, başvuru, itiraz ve dava sürelerini takip etmeleri gerekebilir. Bu sürelerin kaçırılması, somut olayın niteliğine göre hak kayıplarına veya hukuki yaptırımlara neden olabilir. Avukat desteği, şirketin faaliyet alanıyla ilgili hukuki sürelerin ve yükümlülüklerin belirlenmesine, gerekli işlemlerin zamanında yapılmasına ve mevzuat değişikliklerinin değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

6.8 Şirketin Hukuki ve Ekonomik Menfaatlerinin Korunması

Hukuki uyuşmazlıklar yalnızca dava ve icra masraflarına yol açmaz; zaman kaybı, ticari ilişkilerin zarar görmesi ve işletme faaliyetlerinin aksaması gibi sonuçlar da doğurabilir. Hukuki risklerin önceden değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması, bu tür olumsuzlukların azaltılmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle sözleşmeli avukatlık hizmeti, yalnızca mevcut uyuşmazlıkların çözümüne yönelik değil, şirket faaliyetlerinin daha güvenli ve öngörülebilir şekilde yürütülmesine yönelik bir destek olarak da değerlendirilmelidir.

Sonuç

Anonim şirketlerde avukat bulundurulması, yalnızca kanuni bir yükümlülüğün yerine getirilmesi değil, aynı zamanda şirketin sürdürülebilir büyümesine ve ticari faaliyetlerini güvenle yürütmesine katkı sağlayan önemli bir adımdır. Hukuki süreçlerin doğru yönetilmesi; sözleşmelerin sağlıklı hazırlanmasına, ticari ilişkilerin güçlenmesine, olası uyuşmazlıkların önlenmesine ve şirket menfaatlerinin korunmasına yardımcı olur. Bu doğrultuda, anonim şirketlerin hukuki ihtiyaçlarını düzenli olarak değerlendirmeleri ve profesyonel hukuki destekten yararlanmaları, karşılaşılabilecek riskleri daha etkin yönetmelerini sağlayabilir. Güçlü bir hukuki altyapı, şirketlerin yalnızca mevcut sorunlarına çözüm üretmekle kalmaz, geleceğe daha güvenli ve sağlam adımlarla ilerlemelerine de katkıda bulunur.

Scan the code