Skip to main content
Genel

Boşanma Davası

Yazar Ekim 9, 2026No Comments16 dakikalık okuma
pendik avukat istanbul - moral hukuk

Boşanma davası, evlilik birliğinin kanunda belirtilen koşullar çerçevesinde sona erdirilmesi amacıyla açılan davadır. Boşanma süreci yalnızca evliliğin sona ermesini değil; velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat, kişisel ilişki ve mal rejiminin tasfiyesi gibi çeşitli hukuki konuları da ilgilendirir. Türkiye’de boşanma, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 161 ila 184. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Boşanma davasının hangi sebebe dayandırılacağı, tarafların iddiaları ve delilleri ile boşanmanın sonuçlarına ilişkin talepler, hukuki sürecin şekillenmesinde önem taşır. Bu yazıda ; boşanma sebepleri, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, boşanma protokolü, deliller, velayet, nafaka, tazminat ve ilgili yasal süreleri  açıklayacağız.

1. Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebebi olarak düzenlenmiştir. Özel boşanma sebepleri zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır. Genel boşanma sebebi ise evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.

1.1. Zina Nedeniyle Boşanma

Eşlerden birinin zina etmesi, diğer eşe boşanma davası açma hakkı verir. Zina nedeniyle boşanma davasında kanuni sürelere dikkat edilmelidir. Dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Zina eylemini affeden eş bu sebebe dayanarak dava açma hakkını kaybeder.

1.2. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış

Eşlerden birinin diğerinin hayatına kastetmesi, ona pek kötü davranması veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunması boşanma sebebidir. Bu sebebe dayalı dava hakkı, olayın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde olayın üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Affeden eşin dava hakkı bulunmaz.

1.3. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Eşlerden birinin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi ve bu nedenle diğer eşten onunla birlikte yaşamasının beklenememesi hâlinde boşanma davası açılabilir. Bu boşanma sebebinde kanunda belirtilen koşulların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Her suç veya her davranış, kendiliğinden bu kapsamda boşanma hakkı doğurmaz.

1.4. Terk Nedeniyle Boşanma

Terk nedeniyle boşanma, eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini terk etmesi veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesi durumunda gündeme gelebilir.

Bu nedenle boşanma davası açılabilmesi için kanunda özel bir ihtar süreci öngörülmüştür:

  • Ortak yaşamdan ayrılığın en az altı ay sürmüş olması ve devam etmesi gerekir.
  • Ayrılığın dördüncü ayı dolmadan ihtar talebinde bulunulamaz.
  • Hâkim veya noter aracılığıyla yapılan ihtarda, terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesinin sonuçları bildirilir.
  • İhtarın sonuçsuz kalması ve kanundaki diğer koşulların gerçekleşmesi gerekir. İhtardan itibaren iki ay geçmeden boşanma davası açılamaz.

Diğer eşi ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de kanun kapsamında terk etmiş sayılabilir. Terk nedeniyle boşanma davasında ihtarın usulüne uygun yapılması, ortak konuta dönüş olanağının sağlanması ve kanuni sürelerin doğru hesaplanması önemlidir.

1.5. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma

Eşlerden birinin akıl hastası olması, bu hastalık nedeniyle ortak hayatın diğer eş için artık çekilemez  hâle gelmesi ve hastalığın iyileşmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi hâlinde boşanma davası açılabilir.

1.6. Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması, uygulamada şiddetli geçimsizlik olarak da ifade edilir. Eşler arasındaki anlaşmazlıkların ortak hayatı sürdürülemez hâle getirmesi durumunda bu sebebe dayanılarak boşanma davası açılabilir. Sürekli tartışmalar, hakaret, fiziksel veya psikolojik şiddet, güven sarsıcı davranışlar ve ortak yaşamı olumsuz etkileyen diğer olaylar gibi durumlar  somut koşullara göre bu kapsamda değerlendirilebilir.  Ancak her tartışma veya anlaşmazlık tek başına boşanma kararı verilmesini gerektirmez. Ortak hayatın sürdürülmesinin eşlerden beklenemeyecek derecede sarsılmış olması gerekir.  Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin dördüncü fıkrası ayrıca, boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan davanın reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilebilmesini düzenlemektedir.

2. Anlaşmalı Boşanma Nedir?

Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma ve boşanmanın hukuki sonuçları üzerinde anlaşarak evlilik birliğini sona erdirmek istemeleridir. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiştir.

Anlaşmalı boşanma için şu koşulların sağlanması gerekir:

  • Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması.
  • Eşlerin birlikte mahkemeye başvurması veya eşlerden birinin açtığı davanın diğer eş tarafından kabul edilmesi.
  • Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi ve iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi.
  • Boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkında yapılan düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunması.

Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca kabul edilmesi hâlinde boşanmaya karar verilebilir.

2.1. Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?

Anlaşmalı boşanma protokolü, tarafların boşanmanın sonuçlarına ilişkin uzlaşmalarını yazılı hâle getiren önemli bir belgedir.

Protokolde, somut olayın özelliklerine göre şu hususlar düzenlenebilir:

  • Çocuğun velayetinin hangi ebeveyne bırakılacağı.
  • Diğer ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişkinin nasıl kurulacağı.
  • Yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemeler.
  • Maddi ve manevi tazminat talepleri.
  • Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti.
  • Malvarlığına ve diğer mali taleplere ilişkin anlaşmalar.

Protokol hükümlerinin açık, anlaşılır ve uygulanabilir olması önemlidir. Özellikle taşınmazlar, araçlar, banka hesapları ve ziynet eşyaları gibi malvarlığı unsurlarına ilişkin düzenlemeler dikkatle hazırlanmalıdır. Boşanma protokolünde bir konunun düzenlenmesi, mal rejiminin tasfiyesi veya diğer alacaklar bakımından doğabilecek bütün uyuşmazlıkların kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez. Bu nedenle tarafların hangi hak ve talepler üzerinde anlaştıkları açıkça belirlenmelidir.

3. Çekişmeli Boşanma Davası Nedir?

Çekişmeli boşanma, eşlerin boşanma konusunda veya boşanmanın sonuçları üzerinde anlaşamaması durumunda gündeme gelir. Eşlerden birinin boşanmak istememesi, boşanma sebebine itiraz etmesi ya da velayet, nafaka ve tazminat gibi konularda anlaşmazlık bulunması çekişmeli boşanma davasına neden olabilir. Bu davalarda mahkeme, tarafların iddia ve savunmalarını, sundukları delilleri ve ilgili kanun hükümlerini değerlendirir. Boşanma sebebinin ispatlanması ve tarafların kusur durumunun belirlenmesi, özellikle tazminat talepleri bakımından önem taşıyabilir.

3.1. Çekişmeli Boşanma Davasında Hangi Deliller Kullanılır?

Boşanma davasında deliller, ileri sürülen olaylara göre değişir. Hukuka uygun şekilde elde edilmiş olmak şartıyla şu deliller kullanılabilir:

  • Tanık beyanları: Evlilik birliğinde yaşanan olaylar hakkında bilgi sahibi olan kişilerin anlatımları.
  • Mesajlar ve yazışmalar: İddiaları destekleyen hukuka uygun şekilde elde edilmiş elektronik yazışmalar.
  • Fotoğraf ve video kayıtları: İlgili olaylarla bağlantılı ve hukuka uygun şekilde elde edilmiş görüntüler.
  • Sağlık raporları: Fiziksel şiddet veya yaralanma iddialarını destekleyebilecek belgeler.
  • Resmî kayıtlar ve tutanaklar: İlgili olaylara ilişkin resmî belgeler.
  • Uzman incelemesi ve sosyal inceleme raporları: Özellikle velayet ve çocukların yaşam koşulları bakımından gerekli görülen incelemeler.

Her delilin tek başına yeterli olacağı söylenemez. Mahkeme, delillerin hukuka uygunluğunu, ilgili olaylarla bağlantısını ve ispat gücünü değerlendirir. Özellikle özel hayatın gizliliğini ihlal ederek elde edilen ses kayıtları, görüntüler veya yazışmalar hukuki sorunlara neden olabilir. Bu nedenle delillerin elde edilme yöntemi önem taşır.

4. Boşanma Davasında Velayet Nasıl Belirlenir?

Boşanma davasında müşterek çocukların velayeti belirlenirken temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır. Mahkeme; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, eğitim durumu, yaşam koşulları ve ebeveynlerin bakım imkânları gibi unsurları değerlendirebilir. Velayet kararı yalnızca eşlerden hangisinin boşanmaya neden olan olaylarda daha kusurlu olduğuna göre verilmez. Velayet kendisine bırakılmayan ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulması da gündeme gelir. Kişisel ilişkinin kapsamı belirlenirken çocuğun sağlığı, eğitimi ve gelişimi gözetilir. Velayete ilişkin düzenlemelerde temel amaç, ebeveynlerden birinin talebinden ziyade çocuğun korunması ve gelişiminin desteklenmesidir.

5. Boşanma Davasında Nafaka Türleri Nelerdir?

Boşanma sürecinde eşlerin ve çocukların ekonomik ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla farklı nafaka türleri gündeme gelebilir.

5.1. Tedbir Nafakası

Tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken eşlerin ve çocukların geçimi için alınabilecek geçici önlemlerden biridir. Türk Medeni Kanunu’nun 169. maddesi uyarınca hâkim, boşanma veya ayrılık davası açıldığında dava süresince kendiliğinden gerekli geçici önlemleri alır. Bu kapsamda barınma, geçim, çocukların bakımı ve korunması gibi konular değerlendirilebilir.

5.2. İştirak Nafakası

İştirak nafakası, velayet kendisine bırakılmayan ebeveynin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmasını amaçlar. Nafaka miktarı belirlenirken çocuğun ihtiyaçları, eğitim ve sağlık giderleri ile ebeveynlerin ekonomik koşulları dikkate alınır. Koşulların değişmesi durumunda nafakanın artırılması, azaltılması veya kaldırılması talep edilebilir.

5.3. Yoksulluk Nafakası

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Yoksulluk nafakası değerlendirilirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelirleri, giderleri ve boşanmanın sonuçları dikkate alınır. Nafaka talep eden tarafın çalışma durumunun tek başına belirleyici olduğu söylenemez. Kanunda aranan koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmelidir.

5.4. Nafaka Ne Zaman İstenebilir?

Tedbir nafakası, boşanma davası devam ederken gündeme gelebilir. Yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası ise ilgili koşullar çerçevesinde boşanma sürecinde talep edilebilir. Boşanma kararından sonra ortaya çıkan ihtiyaçlar veya değişen koşullar nedeniyle nafakanın belirlenmesi ya da mevcut nafakanın değiştirilmesi için ayrıca hukuki yollara başvurulması gerekebilir. Nafaka taleplerinde talebin türü, daha önce verilmiş kararlar ve uygulanabilir yasal hükümler birlikte değerlendirilmelidir.

6. Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat

Boşanmada maddi ve manevi tazminat, Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesinde düzenlenmiştir. Tazminat talep edilebilmesi için ilgili kanuni koşulların gerçekleşmesi gerekir.

6.1. Maddi Tazminat

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş, kusurlu olan diğer eşten uygun miktarda maddi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat değerlendirilirken boşanmanın tarafın ekonomik menfaatleri üzerindeki etkisi ve tarafların kusur durumu dikkate alınır.

6.2. Manevi Tazminat

Boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş, kusurlu olan diğer eşten uygun miktarda manevi tazminat isteyebilir. Hakaret, ağır aşağılayıcı davranışlar veya kişilik haklarını ihlal eden diğer eylemler, somut olayın özelliklerine göre manevi tazminat talebine dayanak oluşturabilir. Bununla birlikte, her boşanma davasında kendiliğinden tazminata hükmedilmez. Talebin hukuki koşulları ve olayların özellikleri değerlendirilir.

6.3. Boşanma Sonrasında Nafaka ve Tazminat Talep Edilebilir mi?

Nafaka ve tazminat taleplerinin hangi aşamada ileri sürülebileceği, talebin niteliğine ve uygulanacak hükümlere göre değişir. Türk Medeni Kanunu’nun 178. maddesine göre evliliğin boşanma nedeniyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Ancak bu hükmün her türlü nafaka, mal rejimi alacağı veya diğer hukuki talebe aynı şekilde uygulanacağı varsayılmamalıdır. Boşanma sonrasında ileri sürülmek istenen talebin hukuki niteliği ve ilgili süreler ayrıca değerlendirilmelidir.

7. Boşanma Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Boşanma davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde, kanunda öngörülen usule göre belirlenen asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla görev yapar.

Türk Medeni Kanunu’nun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme:

  • Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya
  • Eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.

Dava açılmadan önce görev ve yetki kurallarının doğru belirlenmesi önemlidir.

9. Boşanma Davası Açmadan Önce Nelere Dikkat Edilmelidir?

Pendik’te bulunan ve uzman olduğumuz bu konuda dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır.

  • Boşanma sebebinin ve hukuki dayanağının belirlenmesi.
  • İddiaları destekleyen delillerin hukuka uygun şekilde muhafaza edilmesi.
  • Çocukların velayeti, kişisel ilişki ve nafaka taleplerinin değerlendirilmesi.
  • Maddi ve manevi tazminat koşullarının incelenmesi.
  • Anlaşmalı boşanma durumunda protokolün açık ve uygulanabilir hazırlanması.
  • Mal rejimi, ziynet eşyaları ve diğer malvarlığı uyuşmazlıklarının değerlendirilmesi.
  • Özel boşanma sebeplerinde kanuni sürelerin gözetilmesi.

Dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların, hukuki taleplerin ve delillerin birbiriyle uyumlu olması, yargılama sürecinde önem taşır.

10. Sık Sorulan Sorular

Boşanma davası nasıl açılır?

Boşanma davası, kanunda belirtilen boşanma sebeplerinden birine dayanılarak görevli aile mahkemesinde açılır. Dava öncesinde hukuki sebep, talepler ve deliller belirlenmelidir.

Anlaşmalı boşanma için evlilik kaç yıl sürmelidir?

Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin üçüncü fıkrasına göre anlaşmalı boşanma için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekir.

Çekişmeli boşanmada tanık göstermek zorunlu mudur?

Her boşanma davasında tanık göstermek zorunlu değildir. İddiaların ispatı için kullanılacak deliller, olayın niteliğine ve mevcut kanıtlara göre belirlenir.

Boşanmada velayet kime verilir?

Velayet, çocuğun üstün yararı esas alınarak belirlenir. Mahkeme, çocuğun ihtiyaçlarını ve ebeveynlerin koşullarını değerlendirir.

Boşanma davasında nafaka ve tazminat istenebilir mi?

Kanuni koşulların gerçekleşmesi hâlinde tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve maddi veya manevi tazminat talepleri gündeme gelebilir.

Boşanma kararından sonra nafaka artırılabilir mi?

Koşulların değişmesi ve ilgili yasal şartların bulunması hâlinde nafakanın artırılması veya azaltılması talep edilebilir. Değerlendirme, nafakanın türüne ve somut olayın özelliklerine göre yapılır.

Sonuç

Boşanma davası, evlilik birliğinin sona erdirilmesinin yanında tarafların mali haklarını, çocukların durumunu ve aile ilişkilerinin yeniden düzenlenmesini de ilgilendiren kapsamlı bir hukuki süreçtir. Anlaşmalı boşanmada tarafların boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaşması ve bu uzlaşmanın hâkim tarafından uygun bulunması gerekir. Çekişmeli boşanmada ise boşanma sebebinin, iddiaların ve delillerin değerlendirilmesi önem taşır. Nafaka, velayet, maddi ve manevi tazminat ile malvarlığına ilişkin taleplerin doğru belirlenmesi ve kanuni sürelerin gözetilmesi, hak kayıplarının önlenmesi bakımından önemlidir.

Scan the code