Arabuluculuk Yoluyla Uyuşmazlıkların Sona Erdirilmesi
Arabuluculuk, Türkiye’de yeni bir kavram olmamakla birlikte, geniş kitlelerce tanınması 2018 yılında iş davaları için dava şartı hâline getirilmesiyle olmuştur. Günümüzde iş ve ticaret davalarını açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu bir süreç olsa da taraflar bu aşamada anlaşmak veya anlaşmamak konusunda tamamen özgürdür.
Zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındaki uyuşmazlıklar için de tarafların ihtiyari olarak arabuluculuk yoluna gitmeleri mümkündür. Kanun, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri tüm özel hukuk uyuşmazlıklarının bu yöntemle çözülebileceğini düzenlemiştir.
Neden Arabuluculuk Tercih Edilmelidir?
- Hızlıdır: Bir uyuşmazlığın dava yoluyla çözülmesi çoğu zaman en az bir yıl sürerken, arabuluculuk sürecinde bir veya birkaç toplantı ile en geç sekiz hafta içinde sonuca ulaşılabilmektedir.
- Ekonomiktir: Davada; harç, bilirkişi, keşif ve tanık ücretleri gibi birçok masraf kalemi bulunurken, arabuluculukta ise yalnızca resmi tarifede belirtilen arabulucu ücreti ödenir.
- Kontrol Taraflardadır ve Kaybedeni Yoktur: Davada, kararı tarafların dışında bir otorite olan mahkeme verir ve genellikle bir taraf kazanırken diğer taraf kaybeder. Arabuluculukta ise çözüme taraflar birlikte ulaştığı için her iki tarafın da kazandığı (kazan-kazan) bir sonuç elde edilir.
- Hukuken Bağlayıcıdır: Süreç sonunda kanuna uygun olarak düzenlenen anlaşma belgesi, ilam (mahkeme kararı) niteliğinde bir belgedir. Bu nedenle, aynı konuda tekrar dava açılamaz.
- Gizlidir: Kanun gereği arabuluculuk süreci tamamen gizlidir. Görüşmelerde paylaşılan bilgi ve belgeler ile varılan anlaşmanın içeriği üçüncü kişilerle paylaşılamaz. Bu gizlilik kuralının ihlali, altı aya kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlanmıştır. Gizlilik ilkesi, tarafların her konuyu özgürce tartışabilmesini sağlarken, ticari itibarlarını koruyarak olumsuz bir reklamın önüne geçer.
- İlişkileri Korur: Taraflar, çözüm sürecini çekişmeli bir dava yerine uzlaşarak yönettikleri için aralarındaki mevcut ilişki (ticari, kişisel vb.) korunur ve gelecekte yaşanabilecek husumetler en aza indirilir.
- Esnektir: Sürecin kontrolü tamamen taraflardadır. Arabuluculuğun ne zaman ve nasıl sonlandırılacağına kendileri karar verir.
Sıkça Sorulan Sorular
İşverenler ve işçiler, iş sözleşmesini sonlandırırken neden ibraname yerine arabuluculuğu tercih eder?
İşveren ve işçinin, aralarında bir ibraname imzalamak yerine arabuluculuğu tercih etmelerinin en temel sebebi, varılan anlaşmanın hukuki güvencesidir. Arabuluculuk sürecinde özgür iradeleriyle anlaşmaya varan taraflar, aynı konu hakkında ileride tekrar dava açma hakkını kaybederler. Bu durum, her iki tarafa da hukuki bir güvence sağlar ve gelecekte yeni bir uyuşmazlık yaşanmasını engeller.
Arabuluculuğa nerede başvuru yapılır?
Türkiye’deki tüm adliyelerde Arabuluculuk Büroları bulunmaktadır. Başvurular bu bürolara yapılabileceği gibi, büronun bulunmadığı yerlerde görevli sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne de yapılabilir. Alternatif olarak taraflar, üzerinde anlaştıkları bir arabulucuyla doğrudan iletişime geçerek de süreci başlatabilirler.
